-Yazan Işık Sükan-

-Eleştirilerin Eleştirisi II-

Tevfik Fikret’in yaygın olarak bilinen bir mısraı (dize) vardır. “Kanun diye, kanun diye, tepelendi kanun” bu söz dizisini yazımızın konusu olacak mes’eleye uygularsak; “eleştiri diye, tepelendi sanat, tepelendi sanatçı, tepelendi eleştiri” dememiz hiç de yanlış olmaz.

Hakikaten, her türlü güçlüğe ve baskılara rağmen, arka arkaya mili yaratıcılığımız; ortaya koyan eserleriyle, belki de dünyanın en yetenekli sanatçılarına sahip olduğumuz halde, sağlam eleştiriden yoksun kalışımız yüzünden, zamanla tahribatını sürdürerek çok ıstırap verici bir çizgiye doğru gelişmektedir.

Türk okuyucusu; sanat sütunlarında doyurucu olmaktan uzak, pek az da olsa şahsi art niyet ve sapmalarla sakatlanmış yazıları, eleştiri diye okumak zorunda kaldı. Bu eksiklik bilhassa Türk musikisi sanatlarında kendini iyiden iyiye gösteriyor.

Yukarıdaki sebepler ışığında, ilk önce bir (ELEŞTİRMEN)”in sahip bulunması gereken bir takım yeteneklerden söz etmek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Eleştirmen yapıcı, eğitici şahıstır. Şüphesiz, sağlam bir takdiri olması için, gerekli bilgiye ve kültüre sahip olması lâzımdır. Böylece onun eleştirisi, hem sanatçıya hem de onun sanat eserine doğru yolu gösterebilmelidir.

Pek sık rastladığımız; “filânca konseri çok sevdik, hanımefendi veya beyefendi solistimiz çok beğenildi vs.” şeklinde ortaya çıkan açıklamalar, bizim anladığımız manâda eleştiri olmaktan pek uzaktır. Bir sanat eseri, hiçbir zaman şahsi, sübjektif sevgi veya takdirlerle değerlendirilemez.

Müziği ile duygulanıp, göz yaşları içinde “fevkalâde! Muhteşem! Çok duygulandım” diye hislerini ortaya koyan büyük Alman şairi Gothe’ye; Bethoveen’in büyük bir öfkeyle; “ Dostum, ben insanlar duygulanıp ağlasın diye değil, beyinlerini kullanıp düşünsünler diye bu eseri besteledim.” Demesi, eleştirmenleri bu açıdan da sanat eserini takdir etmek üzere düşünmeye sevk etmelidir.

Eleştirmen; San’at eserine sanatçıya ve onu takip eden millete karşı ne denli bir sorumluluk altında olduğunu bilmelidir. San’at tarihi, sorumsuz ve ehil olmayan münekkitlerin, sanatçılara ve sanat eserlerimize nasıl büyük tahripler yaptığının hikâyeleri ile doludur. Artık gereken itinanın halâ gösterilmemesi 21. yüzyılın başına geldiğimiz halde, çok yazıktır.

Eleştirmenin ifadesi, herkesin anlayabileceği ölçüde açık ve içten olmalıdır. Ve şüphesiz tam bir objektiviteye sahip bulunmalıdır. Bu objektivite sanat ekollerinin üstünde bir görüşe malik olmakla değerlenir. Eleştirmen, şahsi zevklerinin dışında kalmayı becerebilmelidir.

Eğer, bir konserin eleştirisi yapılacaksa, o konseri dinleyememiş okuyucu da nazarı itibare alınmalıdır. Konser icracılarıyla, solistiyle bestekârıyla sahne düzenlemesiyle tarif edildikten sonra, repertuar musiki ve icra bütün yönleri ile değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Öyle ki; hem okuyucu, hem de sanatçı konser hakkında hakiki bir fikir sahibi olsun. “falanca konser kent sakinleri tarafından geniş bir ilgi gördü” demekle yetinmek, en azından karanlık bir manâsızlık taşır.
Eleştirmenin vazifesi, musikinin temel malzemesi olan, ses sistemlerinin ana unsurlarının prensiplerine ne denli uyduğunu tespit etmek, eserinin yorumunun başarısına dikkat etmek, musikinin mesajı olan dünya görüşünü ve bunu ifade etmekteki başarısını veya başarısızlığını yahut eksikliğini ve bunun san’ata neler getirdiğinin muhasebesini yapmaktır.

Ayrıca musikinin iç teknik şartlarının meselelerine ve bunlara yeni çözüm yolları getirilip getirilmediğine dair fikirlerini de yapıcı bir ifadeyle dile getirmek zorundadır. Çok zor, çok sorumluluk isteyen bir meslek olan eleştirmenlik belki zaman zaman sevimsiz ve huzur kaçırıcı gibi görünür. Bu yüzden eleştirmen çoğu zaman yalnız bazen da istenmeyen bir şahsiyet olur.

Fakat eleştirmen, ulusun bilincini, ruhsal moral güçlerini, musikinin tekâmülünü gelecek zamanlara hazırlayan şahıs olmak itibariyle, hiç şüphesiz en saygıdeğer bir vazifenin adamıdır.

Yazan Işık SÜKAN

   
     
YAZILAR
Denizlere Hakimiyet Efsanesi
Güzel Sanatlarla İlgili Basit Bir Söyleşi
Düşünür Gözüyle 21. Yüzyılın İktisadi Ve Sosyal Görünüşünün Siyasete Ve Evrensel Ruhaniyete Global(!) Tesiri Hakkındaki Görüşlerimiz
Eleştirilerin Eleştirisi II
Kuyuların Sırlarından Bir Sır Hakkında

© 2005 Işık Sükan - Her Hakkı Saklıdır. İzin almadan çoğaltılamaz ve kopyalanamaz.
Bu site bir Bora Döken tasarımıdır.